KİTAPLAR

iskali karnaval_kerem isik

Kapak deseni: Fahri Güllüoğlu (©) 

Yazınsal ton, biçem açısından Kerem Işık’ın bir önceki kitabı Toplum Böceği’yle aynı enlem ve boylamda konumlanan Iskalı Karnaval, bütün uçarı havasına karşın ayağını bastığı gerçeklikle bağını koparmadan kurmacaya sadık kalan, günümüz insanının trajik sıkışmasını fantastik bir vurguyla kurgulayan öykülerle ironik bir karnaval alanı resmediyor. İnsan, yaşarken ıskaladığı bir hayatı gerçekten yaşamış sayabilir mi kendini? Belki de bu yüzden Hayat abartılacak bir şey değil.

Toplum Böceği_

Kapak deseni: Fahri Güllüoğlu (©) 

Kerem Işık ilk kitabı Aslında Cennet de Yok’tan sonra ikinci kitabı Toplum Böceği’nde farklı tonda öykülerle çıkıyor okurun karşısına. Toplum Böceği bugünün kalabalık, çıkar çatışmalarına dayalı dünyasını anlamaya yönelik, güncel bir damardan ilerleyen, değişen teknoloji ve hız çağında bireyin açmazlarını odağa alan öykülerden oluşuyor. Toplum Böceği ironiyi, mizahı, dil oyunlarını da devreye sokarak, topluma uyumlu birey yetiştirme, kariyer yapma, mutluluk arayışı karşısında cinnet eşiğinde dolaşan bireyin küçüldükçe küçülen, böceksi yaşamını odağa alan öykülerle bizi hapsolduğumuz derin uykuda ısırmaya hazır, bıyık altından gülen bir kitap.

Aslında Cennet de Yok_

Kapak deseni: Fahri Güllüoğlu (©) 

 Aslında Cennet de Yok, öyküleri kitap-lık, Eşik Cini, Notos Öykü, Özgür Edebiyat dergilerinde yayımlanan Kerem Işık’ın ilk kitabı. Yazar öykülerinde, yaşamın olağan görünen akışı içinde pek de göze çarpmayan ayrıntıları bütün sıradan görüntüsünden çekip, incelikle, yalın bir dille işliyor. Kerem Işık odaklandığı konuyu ve meselesini, kimi zaman çokkimlikli bir parçalılıkla, kimi zaman sıradan insana yönelen bir sesin dikkatiyle ve en sade haliyle ele alırken, abartılı söz oyunlarına başvurmadan, delidolu, öfkesini içten içe işleyen, duygulu, düşünceli karakterin naif ses perdesinde kalarak, duru bir Türkçeyle kuruyor öykülerini: naif bakışını insanın geçiciliğini kavramış bir dünya görüşüyle bütünleştirmiş oluyor.

geri-don-hayat

Öykülerin Sonsuz Dünyasında, İntiharın Buz Gerçekliğinde.

Geri Dön Hayat, intihar etmiş bir yazarın ya da şairin son gününün başka bir yazar tarafından yeniden kurgulanması düşüncesiyle oluştu. Gérard de Nerval’den Virginia Woolf’a, Ernest Hemingway’den Sylvia Plath’a, Sâdık Hidâyet’ten Nilgün Marmara’ya, edebiyat dünyasındaki intiharların izinde, başka öykülerde başka son günler yaşandı. Dönemimizin öykü yazarlarının bu son günleri nasıl yaşadığını, nasıl kurguladığını, nasıl yazdığını merak ediyorsanız bu kitabı okuyun. Yaşamaktan ve yazmaktan vazgeçilen o son günü siz de düşünün.

Murat Gülsoy, Bahri Vardarlılar, Bora Abdo, Melike Uzun, Mehmet Fırat, Pürselim Neslihan Önderoğlu, Fadime Uslu, Veysi Erdoğan, Hande Gündüz, Emrah Öztürk, Figen Alkaç, Sibel K. Türker, Şenay Eroğlu, Aksoy Özlem Akıncı, Nazlı Karabıyıkoğlu, Serkan Türk, Onur Çalı, Kerem Işık, Nalan Barbarosoğlu, Niyazi Zorlu, Gül Ersoy.

(Tanıtım Bülteninden)

Hazırlayan: Neslihan Önderoğlu

yeraltina-mektuplar

Haziran 2012’de Kitap-lık dergisinde kapak konusu olan bir proje 59 yazarın katılımıyla kitaba dönüştü. Murat Yalçın’ın hazırladığı Yeraltına Mektuplar kitabına 59 yazar hayatta olmayan yazarlara yazdıkları mektuplarla katıldı.
Yalçın, kitabın sunuşunda şunları söylüyor:
“Kimi, belki hayatta fırsatını bulsa tanışacağı sevdiği yazara, kimi yitirdiği dostuna yazdı; kimi ondan kimi kendinden söz açtı.”
“Ne tür mektuplar bunlar? Açık adreslere yazılmış, yazar işi, açık, gecikmiş, belki de son mektuplar. Ölüme direniş yazıları da denebilir: Yitenlerin yaşadıklarına ‘inanmışlık’ olmasa nasıl yazılsın?”
“‘Sonraki projen Yeraltından Mektuplar olur herhalde’ diyen muzip dostlara, ‘Kim bilir!’ demekle yetindim. Ama şimdi düşünüyorum da, bu mektupları okuyanlar o yazarların yanıtlarını da okur gibi olacaklar; her mektubun böğründe başka mektuplar var…”
Yeraltına Mektuplar mektup yazınımıza yepyeni soluklar kazandıran, yazarların adeta birbirleriyle dertleştikleri, hem özel yaşamlarından kesitler sunan, hem birbirinden ilginç sırlar barındıran bir ortak-yapıt.
Keyifli bir “seç, beğen, oku” kitabı!

(Tanıtım Bülteninden)

Hazırlayan: Murat Yalçın

bagzi-seylere-oykuler

Bağzı Şeylere Öyküler
28 Yazardan Gezi Parkı Öyküleri

“Gezi Direnişi” kuşkusuz, bu topraklarda yaşanmış en önemli toplumsal hareketlerden birisidir. Mayıs ayının son günlerinde kıvılcımlanan, antidemokratik ve dayatmacı uygulamalarla felce uğratılmış bir toplumun üzerindeki ölü toprağını kaldıran direniş, siyasal ve toplumsal açıdan kimsenin tahmin edemeyeceği bir aşamaya ulaştı. Böyle bir sürece tarihsel olarak tanıklık edebilecek, yol gösterebilecek sanat yapıtlarının varlığı her zamankinden daha fazla önem kazanıyor. 28 öykücünün kaleminden derlenen “Bağzı Şeylere Öyküler”, Gezi Direnişi’nin farklı boyutlarına odaklanmakla birlikte, sanatçının önünde açılan olanakların da göz ardı edilmemesi gerektiğini müjdeliyor. Yaklaşık iki aydır biriktirilen deneyimin yansıdığı bu derleme, bu topraklarda daha önce eşine benzerine rastlamadığımız bir sanatsal üretimin doğum sancılarını çektiğimizin de göstergesidir.

(Tanıtım Bülteninden)

Hazırlayan: Kadir Yüksel



Theme by Blogmilk   Coded by Brandi Bernoskie